KAFKAS DİASPORASI YILIN EN LERİNİ SEÇTİ

BASINDAN _İHA / Kafkasdiasporası.com adlı internet sitesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Yılın Enleri” yarışmasında birinci olan isimler düzenlenen törenle ödüllerini aldı
Daha sonra ödül törenine geçilirken, özel ödüle layık görülen Maraş Milli Mücadelesi’nin liderlerinden merhum Aslan Bey’in ödülünü oğlu Mahmut Toğuzata aldı. Vali Tanılır, aslen Kafkasyalı olan Toğuzata’nın ödülünü verirken, “Aslan Bey destansı Maraş kurtuluş savaşının liderlerindendir, kahramanlarındandır. Aslan Bey haklı olarak bütün Maraşlıların, Kafkasyalıların, hepimizin kahramanıdır. Allah’tan rahmet diliyorum ve ödülü de oğluna takdim ediyorum” diye konuştu. Ödülü alarak duygulanan Toğuzata ise, “Bu ödülle Aslan Bey anılıyor, unutulmadığı gösteriliyor, halk, kahramanına sahip çıkıyor. İçinde bulunduğumuz şu günlerde, bu ödül ayrı bir önem ve anlam kazanıyor. Bu plaketin hazırlanmasında emeği geçen ve bu vesileyle burada bulunan herkese teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
Özel ödüle layık görülen Türkiye Gazetesi yazarı ve sinema sanatçısı Ediz Hun, yoğun programından dolayı törene katılamazken, ödülü kendisine verilmek üzere İstanbul’a gönderildi.
Yılın siyasetçisi ödülüne layık görülen İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın ödülünü ise Vali Tanılır, TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam’dan aldı. Bakan Atalay’ın, yoğun programı sebebiyle törene katılamadığını kaydeden Vali Tanılır, ödülü en kısa sürede Bakan Atalay’a ulaştıracağını söyledi. Ödülü veren Prof. Dr. Sağlam ise Bakan Atalay ile özel bir anıları bulunduğunu kaydederek şunları söyledi: “Sayın Bakanımıza bu ödülü vermem benim için büyük bir gurur. Ben YÖK başkanıyken, planlamada bir toplantıda tanıdım Sayın Bakanı. O zaman genç bir profesördü. ‘Yarın YÖK’e gel, Kırıkkale rektörlüğü için müracaat et’ dedim. Aradan yıllar geçti, ben bir yazlıkta otururken, Sayın Bakan bu kez beni devlet bakanı olarak aradı, ‘Ankara’ya gel Etik Kurulu Başkanlığı’na getirmek istiyoruz seni’ dedi. Böyle bir geçmişimiz var. Bu ödülün verilmesi bana gurur verdi.”
Yılın kültür adamı ödülüne layık görülen Rahmi Tuna’nın ödülünü ise Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah verdi. Cerrah, baba tarafından Kabartay olduğunu belirterek, “Bugün böyle bir gecenin yapılacağını duyunca sizlerle birlikte olmak istedim ve sizlerle birlikte olmaktan büyük bir sevinç duydum. Yarınlarda yine hep birlikte olalım, mutlu olalım. Geceyi düzenleyenlere teşekkür ediyorum ve ödül alanları tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Yılın Belediye Başkanı seçilen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ise ödülünü Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’dan aldı. Ödülün kendisi için büyük önem taşıdığını ifade eden Özcan, takdir edilmenin zorlu görevlerinde kendilerini motive ettiğini kaydetti. Özcan, “1980′li yıllara kadar aşırı derecede kentleşme dolayısıyla göç alan şehirlerimizin içine düştüğü çirkin durumdan 1980′den sonraki geçen 25 yıl süresince şehirlerimiz büyük oranda kurtuluyor. Ama bu değişim ve dönüşümsancılı oluyor. Birçok belediye başkanını yıpratıyor, meclis üyesini yıpratıyor, siyasi organizasyonları yıpratıyor. Çünkü şehirler anonim yaşam alanlarıdır. Buralarda yaptığınız değişim ve dönüşüm mutlaka birilerinin işine yarıyor, birilerine yaramıyor. Bu sebeple zaman zaman ‘eline sağlık’ denmesine çok ihtiyacımız oluyor. Bu akşam bize sunulan bu ödül çok anlamlı bir ‘eline sağlık’ ödülü ve ödüle layık olmaya çalışacağım” dedi.
Yılın iş adamı seçilen Cengiz Atalar’ın ödülünü ise Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey verdi. Çerkezlerin mert insanlar olduğunu kaydeden Güzelbey, “Birincisi Çerkezler sözlerine güvenilir, mert, dürüst, çalışkan ve namuslu insanlardır, biz böyle biliriz. İkincisi de bunun ıspatını biz Gaziantep’te Cengiz Bey’le yaşadık. Cengiz Bey şu anda Gaziantep’te yapılmakta olan raylı sistemin müteahhidi. Genelde müteahhitlerle idare hep kavga ve çekişme içerisinde olur. Ancak Cengiz Bey bizim kendisini ikaz etmemize gerek kalmadan her türlü çalışkanlığı ve özveriyi göstermiş bir arkadaşımız. Ben onun için kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Diğer ödül almaya layık görülen isimlerden iş adamı Servet demir’in ödülünü AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Cafer Tatlıbal, yılın sanatçısı ödülünü alan Münteha Gülsu’nun ödülünü işadamı Hanefi Öksüz, yılın gazetecisi ödülünü alan Fehim Taştekin’in ödülünü KSÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Mart, yılın iletişim kanalı ödülünü alan Ürdün Nart TV’nin ödülünü Prof. Dr. Cemal Tuncer, yılın spor takımı FK 1864′ün ödülünü Ahmet Özden ve Yılın Sivil Toplum Kuruluşu İmkan-Der’in ödülünü Nuray
Bezirgan’a Belediye Başkanı Mustafa Poyraz verdi.
Sıcak ve samimi sohbetlerin yapıldığı gece, dostluk ve kardeşlik temennileri ile son buldu.
Maremuka Xocen MP3
Dinlemek için üzerine Tıklayın , Kaydetmek için sağ tuş ”hedefi farklı kaydet”
Maremuka Xocen |
Kaynak: www.elbruz.org.tr
Abhaz lider: Tiflis’in tepkisi umurumda değil, Türkiye’ye gideceğim

Gürcistan’a bağlı Abhazya bölgesi lideri Sergey Bagapş, Türkiye’ye yapacağı ziyaretten Tiflis’in rahatsız olmasını dikkate almayacağını söyledi. Abhaz lider, “Türkiye’ye yapacağım ziyaretle ilgili Tiflis’in tepkisi umurumda değil, ben Abhaz diasporasıyla görüşmek için oraya gideceğim.” dedi.
Rusya basını Bagapş’ın Türkiye’ye yapacağı ziyaret ve konuyla ilgili Tiflis’in tepkilerine geniş yer verdi. Nezavisimaya Gazeta’sına göre, Bagapş’ın ziyaret planı Tiflis ve Ankara arasında diplomatik gerginliğe yol açıyor. Haberde, “Gürcistan Dışişleri Bakanlığı olayın aydınlatılması için Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ertan Tezgör’ü çağırmayı düşünüyor. Gürcistan parlamentosundaki muhalefet Abhazya ve Güney Osetya liderlerini uluslararası düzeyde askeri suçlu statüsünde aranmasını istiyor.” denild
Tiflis’te basına konuşan Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nino Kalandadze, Bagapş’ın ziyaretiyle ilgili konuyu araştırdıklarını belirtti. Abhaz liderinin daha önce de Türkiye’ye ziyaret yapmayı planladığını kaydeden Kalandadze, “Her halükarda ziyaretin resmi bir nitelik taşımayacağını umuyoruz.” diye konuştu.
GÜRCÜ MUHALEFETİ: ANKARA BAGAPŞ’IN ZİYARETİNE ENGEL OLMALI
Gürcistan parlamentosundaki muhalif Hıristiyan-Demokrat Partisi de Türkiye’nin Bagapş’ın ziyaretine engel olması gerektiğine işaret etti. Muhalefet parti milletvekili ve aynı zamanda Parlamento Başkan Yardımcısı Paata Davitaya, Abhazya ve Güney Osetya liderlerinin uluslararası alanda aranması için talepte bulunulmasını istedi.
BAGAPŞ: “TÜRKİYE’YE GİDECEĞİM”
Abhazya lideri Bagapş ise Gürcistan’ın tepkisine rağmen Türkiye’ye ziyaret edeceğini söyledi. Nezavisimaya Gazeta’ya konuşan Bagapş, “Türkiye’ye yapacağım ziyaretle ilgili Tiflis’in tepkisi umurumda değil. Ziyaret resmi nitelik taşımayacak, programda Türkiye’nin resmi çevreleriyle görüşme öngörülmemiş. Ben oraya çok sayıdaki Abhaz diasporasıyla görüşmeye gidiyorum. Bu ziyaret epey zamandır planlanmıştı, ama ertelendi.” dedi. Gazeteye göre, Bagapş’ın ziyaretinde Abhazya’ya yönelik özel sektör yatırımın hızlandırılmasına ilişkin konular ele alınacak.
Gürcistan Diplomatik Akademisi Rektörü İosif Tsinsadze ise Türkiye ve Abhazya arasında ekonomik sınırın epey zamandır açık olduğunu savundu. Kommersant’a konuşan Gürcü siyasi uzmanı, “Türkiye’de Abhaz diyasporası faal çalışıyor, onlar Abhazya ile çeşitli özel firmalar arasında ekonomik ilişkileri artırıyor. Bagapş’ın ziyareti gerçekleşebilir. Bu diplomatik ziyaretten ziyade, özel ziyaret.” dedi.
(CİHAN)
Zaman Gazetesi
Gürcistan Türkiye’yi uyardı

Türkiye’nin Gürcistan büyükelçisi Salı günü ülkenin dışişleri bakanlığına çağrıldı ve Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ın Ankara’ya yapacağı olası ziyarete karşında ‘Türkiye’nin duruşunu açıklaması’ istendi
Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nino Kalandadze, “Bagapş’ın Türkiye’yi ziyaret edip etmeyeceğini bilgisini bir kez daha teyit ettirmek istedik. Geçmişte benzer haberler çıkmış ve daha sonra yanlış olduğu anlaşılmıştı” dedi.
Kalandaze ayrıca böyle bir ziyaret gerçekleşse dahi bunun resmi bir ziyaret olmayacağı ve Bagapş’ın Türk yetkililerle buluşmayacağını da belirtti.
Bagapş’ın Türkiye’ye ziyarette bulunacağı bilgisini kamuoyuna açıklayan Gürcistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Paata Davitaia ziyaretle ilgili sert konuşmuş ve “Gürcülere yönelik etnik temizliğin devam ettiğin bir dönemde, Bagapş’ın ülke dışına ziyareti kabul edilemez. Onun bu ziyaretini engellemek için herşeyi yapmalıyız” açıklamasında bulunmuştu.
Türkiye’den Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ünal Çeviköz, Eylül ayında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Gürcistan ile resmi görüşmeler yürüttüğü sırada Abhazya’yı ziyaret etmiş ve temaslarda bulunmuştu.
Çeviköz’ün bu ziyaretinden sonra Abhazya Dışişleri Bakanı Sergey Şamba, Türkiye’nin ülkeyi resmi olarak tanıyacağını beklediklerini ancak daha etkin bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğin söylemişti.
Kaf Fed ten Süriyeli Adigelere Ziyaret
Federasyon Başkanımız Cihan Candemir Başbakan’ın 22-23 Aralık tarihlerinde yaptığı resmi Suriye seyahatine katıldı. Seyahat sırasında Suriye’deki hemşerilerimizi ziyaret eden Candemir, dernek binasında ağırlandı.
Dernek binasında thamadelerle sohbet eden Federasyon başkanımız, Türkiye ve derneklerimiz hakkında sorulan soruları cevapladı. Ortak konular ve yapılması gerekenler görüşüldü. Bu arada Türkiye ile Suriye arasında son derece iyi olan ilişkilerden ve vizesiz seyahat imkanlarından yararlanarak karşılıklı ziyaret ve ortak çalışmaların artırılması gerektiğinde mutabık kalındı.
Bilhassa gençler arasındaki sıcak ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği, karşılıklı ziyaretlerin arttırılması, birbirleriyle tanışma imkanlarının sağlanması için ortak programlar yapılması gerektiğinin kaçınılmaz olduğu kanaatine varıldı.
Karşılıklı haberleşme için web sitelerimiz arasında sürekli bağlantı kurulması ve bunun içinde çalışmalar yapılması gerektiği konusunda mutabık kalındı. Suriye’deki hemşerilerimiz, başkanımız Cihan Candemir vasıtasıyla Türkiye’deki akraba ve kardeşlerine selam ve sevgilerini ilettiler. Bu arada tahsillerini Türkiye’de gören Ekrem İsmail, Ekrem Hamza, Dernek Başkanı Ahmet Gedugoy Türkiye’deki dostlarına özel selamlarını ilettiler.
Suriye’de 7 adet Kafkas derneği bulunmakta. Bu dernekler Rasulayn, Rakkah, Hanasır, Halen, Homs, Golan ve Şam illerinde bulunuyor. Şam derneği merkez dernek olup, çevresindeki Kisva, Marjsultan, Kudseya ile toplam 4 yerde faaliyet göstermektedir.
Şam derneğinde gençler çeşitli yaş gruplarında folklor çalışmaları yapıyorlar. Ayrıca dil çalışmaları yapılıyor ve alfabe kitapları bastırmışlar. Derneğin web sitesi www.adighasy.net yazışmak için adighasy@gmail.com adresi kullanılabilir.
Başkanımız en kısa zamanda web sitelerimiz arasında link kurularak haber değişimine başlanmasını ve gençlerimizin de Suriye gençleri ile yazışarak, gerek akrabalarını bulmaları, gerekse yeni arkadaşlıklar oluşturmaları için çağrıda bulunmuştur.
http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/federasyon/2009/251209_suriye.htm
Çerkesce radyo programı yayına başladı
17 Aralık 2009 tarihinden itibaren İstanbul’da yayın yapan FM Kanalı 89.4 Yaşam Radyo’da Türkiye tarihinde ilk Çerkesce (Adığe) yayına başladı. Eutykh Adnan Cankılıç’ın hazırlayıp sunduğu 1 saatlik program her hafta perşembe günleri saat 19:00′da başlayıp saat 20:00′de sona erecek.
Programda Çerkes kültür, sanat, edebiyat öğelerine yer verilecek, Çerkes aydınları, sanat ve kültür insanları davet edilerek söyleşiler yapılacaktır.
Programa ve hazırlayıp sunan Adnan Cankılıç’a şimdiden başarılar dileriz.
Not: Yaşam Radyo İstanbul’dan yayın yapan bir radyodur ancak, www.yasamradyo.com.tr internet adresinden de dinleyebilirsiniz…. Ayrıca programın tekrarı Pazar akşamları 23.00′de yayınlanmaktadır.
http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/2009/251209_radyo.htm
Aslan Liev MP3
Dinlemek için üzerine Tıklayın , Kaydetmek için sağ tuş ”hedefi farklı kaydet”
AslanLiev |
CHERKESS – ÇERKES (Al Sharakissa) Film Fragmanı
Abhaz lider Bagapş Türkiye’ye gelecek…

Abhazya’da önceki gün Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Sergey Bagapş Türkiye’ye gitmeye hazırlanıyor.
Bagapş, henüz tarihin netleşmediği gezi ile ilgili “Türkiye’ye gideceğim, oradaki Abhaz diasporasıyla buluşmayı kendime bir borç olarak görüyorum.” açıklamasını yaptı.
Seçim sonrası basın toplantısı düzenleyen Bagapş, Rus-Gürcü ilişkileri dahil çeşitli güncel soruları yanıtladı. Moskova ve Tiflis hattında yeni anlaşmanın olabileceği perspektifiyle ilgili sorulara ise Abhaz lider, “Bence böyle bir anlaşma sağlanırsa, bu her halükarda Rusya tarafından Abhazya’yı hedef almayacaktır.” diye konuştu.
”TİFLİS İLE İLİŞKİLERİMİZİN DÜZELMESİ ZOR”
Abhaz lider, Gürcistan’la ilişkilerin düzelme ihtimalin düşük olduğunu da savundu. Bagapş, “Böyle bir şeyi beklemiyorum. Gürcü Cumhurbaşkanlığı makamlığına giden herhangi bir adayın ilk işi Abhazya ve Güney Osetya topraklarını geri almak çabası olacak. Biz, ancak ve ancak Abhazya’nın bağımsız bir devlet olduğunu anlayan bir adayla masaya oturabiliriz.” dedi.
”TÜRKİYE’DEKİ ABHAZ DİASPORASINI ZİYARET EDECEĞİM”
Bagapş, Türkiye’ye yönelik gayrıresmi bir ziyaretin gerçekleştireceğini de belirtti. Abhaz lider, “Türkiye’ye gideceğim, oradaki Abhaz diasporasıyla buluşmayı kendime bir borç olarak görüyorum. Bu gayrı resmi bir ziyaret olacak. Türkiye’de yetkililerle resmi olmayan toplantılar yapacağım.” diye konuştu. Bagapş, Türkiye’de ve Ortadoğu ülkelerinde yaşayan etnik Abhazların Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılabilmesi için yasa değişikliği yapmak istediklerini de kaydetti.
Abhazya’da Ağustos 2008′de yaşanan Rusya-Gürcistan savaşının ardından ilk seçimler yapılmıştı. Abhazya Yüksek Seçim Kurulu’ndan yapılan açıklamada Cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde Cumhurbaşkanı Bagapş’ın yüzde 59,4 oranında oy alarak yeniden Cumhurbaşkanı seçildiği belirtilmişti.
CİHAN
http://www.samanyoluhaber.com/s_335127_abhaz-lider-bagaps-turkiyeye-gelecek.html
Hemşehrimiz Mert Fırat’ın ödüllü filmi vizyona giriyor…

Uzunyaylalı hemşehrimiz Mert Fırat’ın ödüllü filmi “Başka Dilde Aşk” 18 Aralık’ta vizyona giriyor.
“Bizim Evin Halleri” ve “Yersiz Yurtsuz” dizilerinde oynayan, “Binbir Gece” adlı dizide Burak karakterini canlandırdıran Mert Fırat, İstanbul’da Oyun Atölyesi’nde iki sezon oynanan “Hırçın Kız” adlı oyundaki Tranio karakteriyle Arda Kanpolat oyunculuk ödülünü aldı. Oyun Atölyesi’nde halen “Testosteron” oyununda yer alıyor ve televizyonda “Kapalıçarşı” dizisinde oynuyor.
Değerli sanatçımızın başarılarının devamını diliyoruz.
BAŞKA DİLDE AŞK
Yönetmen: İlksen Başarır
Senaryo: Mert Fırat, İlksen Başarır
Kurgu: Arzu Volkan
Görüntü Yönetmeni: Hayk Kirakosyan, R. G. C
Sanat Yönetmeni: Hakan Yarkın
Ses: Duygu Çelikkol
Müzik: Uğur Akyürek
Oyuncular: Mert Fırat, Saadet Işıl Aksoy, Emre Karayel, Lale Mansur , Timur Acar ,Ayten Uncuoğlu, Metin Coşkun, Şebnem Köstem, Tuğrul Tülek, Tuna Kırlı, Gizem Erden ve Murat Okay
Yapım Yeri: Türkiye
Yapımcı: N. Bünhan Bengi, M. Murat Şenöy
Yapım Yılı: 2009
HD-35 mm / Renkli / 98 dakika / Format: 1.77
Number of reels: 5
Ses: Dolby Surround
Resmi Web Sitesi: http://www.baskadildeask.com
FİLMİN ÖYKÜSÜ
Onur’un hayatı kürek takımından arkadaşı Vedat’ın doğumgünü partisinde Zeynep’le tanışmasıyla değişir. Kalabalık ve gürültülü bir barda hiç konuşmadan geçen gecenin sonunda Zeynep, Onur’un işitme engelli olduğunu öğrenir. Ama bu durum Zeynep’i Onur’dan uzaklaştırmaz. İşiyle, ailesiyle sorunlar yaşayan Zeynep, yaşadığı çevreyi sorgularken birazda bilmediği bir dünyanın meraklıyla unuttuğu ceketini bahane ederek Onur’u görmeye gider.
Babasının annesini aldattığını öğrendikten sonra bu durumu kabullenemeyip evden ayrılan Zeynep, bir çok iş değiştirdikten sonra çağrı merkezinde çalışmaya başlar ama ağır çalışma şartlarından ve karşılığında kazandığı paradan çok mutsuzdur. Bütün gün telefonda tanımadığı insanlarla konuşmak zorunda kalan Zeynep konuşmadan anlaşabildiği Onur’ la huzur bulacağına inanır.
Bu ilişki kendilerini ve hayatı sorgulayan Zeynep ve Onur için bir sınav olacaktır.
http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/federasyon/2009/141209_mert_firat.htm
Abhazya Devlet Başkanlığı seçimleri sonuçlandı..

Abhazya Merkezi Seçim Komisyonu’nun yaptığı açıklamaya göre Cumartesi günü yapılan devlet başkanlığı seçimine katılım oranı %73.
Adayların aldıkları oy oranları ise şöyle:
Sergey Bagapsh – 59,4 %;
Raul Khadzhimba – 15,4 %;
Zaur Ardzinba – 10,8 %;
Beslan Butba – 7,9 %;
Vitaly Bganba – 1,5 %
MSK tarafından Sergey Bagapsh oyların %50’sinden fazlasını aldığı için ilk turda devlet başkanı seçildiği ilan edildi.
BU ÜLKE İÇİN CANIMIZI VERİRKEN TÜRKÇE BİLMİYORDUK, ŞİMDİ ANADİLİMİZİ BİLMİYORUZ

Bizim köyden giden 35 gençten sadece 3 kişi dönmüş 93 harbinden. Zaten o günlerde bütün köy 40-50 hane idi.
Bu yazımdada Nalçik izlenimlerine devam etmek istiyordum ama Kaffed Genel Kurulundaki bir afiş ve yaptığı çağrışımları sıcağı sıcağına sizinle paylaşmak istedim.
Sitemiz ziyaretçileri zaman zaman bu satırlardan Kaffed’e ciddi eleştiriler getirdiğimize şahit olmuştur. Hiçbir zaman ön yargılı olarak bu eleştirileri getirmedik. Evet üslubumuz bazen yakışıksız olsa da, inandıklarımızı söyledik. Bu satırlardan AKP’ye, CHP’yede eleştiriler getirdik ama yine önyargılı değildik, inandığımız insanı değerler adına idi tüm yazdıklarımız.
………………………………
Bireysel bir fikir midir yoksa ortak bir çalışma mıdır bilmiyorum ama son Kaffed Genel Kurulunda salona asılan bir pankart müthiş bir mesajdı.
“Bu ülke için canımızı verirken Türkçe bilmiyorduk, şimdi anadilimizi bilmiyoruz.”
Bir slogan 1.5 asırlık geçmişi ancak bu kadar güzel anlatabilir. Bu slogan için Kaffed Başkanı Cihan Candemir ve Genel Sekreter Cumhur Bal’ı arayıp, ayrı ayrı tebrik ettim. Gerçekten bu işe kafa yorup bu mesajı ortaya çıkartanı / çıkartanları tebrik ediyorum.
İşte demokrasi ve insan hakları için verilebilecek en güzel mesaj. Bu genel kurulda verilen her mesajın altına imzamı atarım.
……………………………………
1864 öncesi ve sonrasında Osmanlı Topraklarına doğru trajik bir sürgün ve soykırım yaşayan Adiğesi Abhazı Oset’i Karaçay’ı Çeçen’i tüm Kafkas Halklarının bu topraklarda yaşadıkları ancak bu kadar güzel ifade edilirdi. 1864 Sürgünü ile gelenlere Sultan Abdülaziz 20 yıl askerlikten muafiyet getirmişti. Aralıklarla 300 yıl süren Çerkes- Rus savaşlarında yüz binlerce şehit vermiş Kafkas Halkları, kendilerini toparlasınlar, yer yurt edinsinler diye Sultan Abdülaziz tarafından askerlikten muaf tutulmuşlardı, ancak büyük sürgünün üstünden sadece 13 yıl geçmişti ki, 1877 Osmanlı Rus Savaşı çıkmıştı. Neredeyse tüm Çerkesler, gönüllü Alaylar kurarak Çerkes komutanlar önderliğinde Rus cephesine gitti. Tarih kitapları o dehşeti nasıl anlatır bilmem ama, yaşlılarımızın hafızalarında o unutulmaz izleri bırakmış o 93 Harbi, bizim için en dramatik savaşlardan biriydi. Son vatanlarında yeni yeni yer yurt edinmeye çalışan Çerkesler’in, sürgünde daha 5-10 yaşlarında yanlarında gelen çocuklar tam askerlik çağındalar. 5-10 yaşlarında iken yaşadıkları o vahşet, belki de her gece kabuslar olarak rüyalarına girerken, her aileden iki kişiden birisinin Rus süngülerine kurban vermişliğinin izleri hala yeniyken, ortaya çıkan 93 harbi. Öylesine dehşetli bir soykırım ki, Rus Tarihçi SULUJİYEN: “Dağlılar teslim olmuyor diye biz davamızdan vazgeçemezdik. Silahlarını alabilmek için yarısının kırılması gerekti. Kanlı savaşta bir çok kabile tümüyle yok oldu. Ayrıca,çoğu anneler bize vermemek için kendi çocuklarını öldürüyorlardı…” diye anlatıyordu. İşte bu vahşetin içinden sağ çıkabilmiş çocukların hepsi şimdi, deli fişek askerlerdi. Gönüllü olarak 93 Harbine koştular. Hem kendilerine son vatanlarında kucak açan Halifeye vefa borçlarını ödemek için, hem de Ruslardan intikam alıp, savaşı kazanırlarsa yurtlarına dönmek için.
Ama öyle olmadı. Rusya’da, Kafkasya işgali sonrası esir aldığı Çerkes çocuklarını askere almış, Kafkasya’dan, köklerinden koparmış, hepsini asker olarak yetiştirmiş ve savaşın ön saflarına bunları sürmüştü. Kaderin garip cilvesine bakın ki, Osmanlı Ordusunun da, Rus Ordusunun da, ön saflarında Çerkes delikanlıları. Cephenin her iki yanında da siperlerde Çerkeslerin olduğu, geceleri siperlerden yükselen mızıka seslerinden sonra anlaşılıyor ancak. Bizim köyden giden 35 gençten sadece 3 kişi dönmüş 93 harbinden. Zaten o günlerde bütün köy 40-50 hane idi. Neredeyse her evden bir şehit çıkmış. Ve bu gençlerin hiçbiri daha Türkçe bile bilmiyordu. Peki 1. Dünya savaşı, Kurtuluş Savaşı… Burnunun dibinde çıkan Yozgat isyanını 3 ay boyunca bastıramayan Ankara Hükümeti’nin elinde bir tek kuvvet kalmamışken, TBMM’yi, 3 günde isyancıların gazabından kurtaran Çerkes Ethem Bey’in savaşçılarının kaç tanesi Türkçe biliyordu?
Evet…..
“Bu ülke için canımızı verirken Türkçe bilmiyorduk, şimdi anadilimizi bilmiyoruz.”
…………………………………………………..
Şimdi bu slogan daha bir anlam kazanıyor değil mi?
Bu topraklarda, bu ülkede yaşayan herkes kadar alın terimiz ve kanımız var. Eğer bir toprak parçasının vatan olması için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa, bu fazlasıyla ödenmiştir. Bu ülkede yaşayan herkesin demokrasiye, en temel insan haklarına ihtiyacı vardır.
Allah yeryüzünde yaşayan hiçbir halka sürgün ve soykırım yaşatmasın. Bunlara reva görülmüş bir millet olarak, bizim için istemediğimizi yeryüzündeki hiçbir millet içinde istemiyoruz.
11 Aralık 2009, 08:23 OĞUZ BERK
http://www.kafkasdiasporasi.com/haber_detay.asp?haberID=3027
İbrahim Yağan: Sonuna kadar direneceğiz

Nalçik/Ajans Kafkas – Kabardey-Balkar’da meralarla ilgili yasaya karşı durdukları için saldırıya uğrayan Khase Başkanı İbrahim Yağan “Sonuna kadar direneceğiz” mesajı verirken Adıge liderlerin hedef alınmasından Devlet Başkanı Arsen Kanokov’u sorumlu tutan çıkışını sürdürdü.
5 Aralık’ta kendisini hastanelik eden saldırırın ardından Natpress’in sorularını yanıtlayan Yağan, “Bana ve arkadaşlarıma baskınlar düzenlendi. Çünkü bana göre, yönetim organlarının kamuya ait Kabardey-Balkar hayvan meralarının çeşitli kriminal ve ticaret kurumları arasında paylaştırılmasına karşı mücadelemizden vazgeçmemizi sağlamak için başka argümanı kalmadı. Ancak biz sonuna kadar direneceğiz. Biz, bu toprakların köylere döndürülmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Saldırganların kendilerini ‘Müslüman’ olarak tanıttıklarına dair açıklaması hatırlatılınca Yağan, “Bana gerçekten ülkenin köylerindeki spor salonlarından antrenman yapan ve aynı zamanda namazını kalan insanlar arasından gençler saldırdı. Onlar bana yaklaştıklarında kendilerini şöyle tanıttılar: ‘Biz Müslümanız, siz milliyetçiler ise Balkar kardeşlerimizle tartışmamıza çalışıyorsunuz.’ Kabardey-Balkar’da bu gençler şu anda çok ve düşünceme göre, 13 Ekim 2005’de eline silah alan radikal Müslümanlarla ortak bir şeyleri yok. Onlara hata ettikleri söylendi. Bizim Balkar milliyetine karşı hiçbir karşıtlığımız yok. Tekrarlıyorum, biz toprağın başka kurumlara gitmesi ve halkın topraksız kalmasına karşıyız” diye konuştu.
Yağan ülkede gerilime yol açan toprak meselesiyle ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Son bir yıl içinde biz Kabardey-Balkar’da toprağın ve toprak kaynaklarının özelleştirilmesi meseleleri ile ilgilendik. Esas olarak 131 nolu yerel idare kanununun gerçekleştirilmesi ele alındı. Kabardey-Balkar dağlarında hayvan meracılığı için kullanılan topraklar bulunuyor. Bu topraklara geleneksel olarak milli yapısı ve bulunduğu yere bağlı olmaksızın tüm köyler sahipti. Şimdi 131. kanun hayata geçirilirken çeşitli ticari ve kriminal kurumlar bu toprakların özelleştirilmesine çalışıyor. Kanunun hayata geçirilmesi apaçık önyargılarla adaletsizce yürütülüyor. Sonucunda tüm Kabardey ve Kabardey olmayan düzlükteki köyler hayvan meralarından mahrum kalabilir. Bu mücadele sürecinde biz, bu toprakların tarihi özellikler göz önünde bulundurularak ‘Hayvan Meraları’ kanunu temelinde toprağın adil şekilde paylaştırılması konusunda aynı düşünceye sahip kişilerle bir grup oluşturduk. Biz, köylerimizin hayvan meraları olmadan kalmasına izin veremeyiz. Benzeri bir durum 1913’de yaşandı. O zaman Kabardey prensleri dağlık meralardan halka ait hayvanları çıkarıp orada at çiftlikleri kurmak istediğinde de yaşandı. Bu girişim Zolski ayaklanması ile sonuçlandı.”
Yağan özelleştirme konusunda isim vermesi istendiğinde de “Genel olarak bunlar, Devlet Başkanı Arsen Kanokov başkanlığında hükümet çevreleri. Onlar amaçlarına ulaşmak için tüm yolları kullanıyor; Kendilerine sadık Müslüman topluluğunu, suç dünyası temsilcilerini olaya dahil etmek gibi” ifadelerini kullandı. Çerkes Kongresi lideri Ruslan Keşev’e saldıranların da sporcular ve çete üyeleri olduğu açıklanmıştı.
http://www.ajanskafkas.com/haber,23120,yagan_sonuna_kadar_direnecegiz.htm
Abhazlardan Uyarı:Adıge liderlere yönelik saldırılara son verilsin..

Sohum/Ajans Kafkas – Abhazya sivil örgüt temsilcileri, aydınlar ve siyasiler Kabardey-Balkar’da toprak yasasına karşı gelen Adıgelerin hedef alınmasından dolayı endişeli.
Abhazya Vatan Savaşı Gazileri, Abhazya Sivil Meclis üyeleri, Abhazya Devlet Üniversitesi öğretim üyeleri, milletvekilleri ve Sosyal Programlar Merkezi ortak açıklama yaparak Adıge liderlere yönelik saldırılara son verilmesini istedi.
Mesajda “Ülkemizde saygın insanlar ve Abhazya halkına karşı büyük hizmetleri olan Abhazya’daki Kuzey Kafkasya gazetesi özel muhabiri, ‘Ahdz Apşa’ nişan sahibi Sufyan Kalebatov, Çerkes Kongresi lideri Ruslan Keşev ve Khase adlı Kabardey sivil örgütü başkanı, Abhazya Kahramanı Yağan İbrahim’e düzenlenen saldırılar Kabardey-Balkar ve Kuzey Kafkasya’da istikrarı bozmaya çalışan güçlerin hareketleri olarak görülmektedir” denildi.
Bu tür hareketleri kınadıklarını ve durdurulmasını istediklerini belirten Abhazya toplum liderleri, “Kabardey-Balkar yönetiminin olayların bu minvalde gelişmesine izin vermemek için gayret göstereceğini umuyoruz” deyip ekledi: “Biz aynı zamanda bu suçların suçlularının yakalanacağını ve Rusya’da yürürlükte olan kanunlara göre cezalandırılacaklarını umduğumuzu ifade ediyoruz.” ÖZ/FT
http://www.ajanskafkas.com/haber,23124,abhazyadan_cagri_adigelere_saldirilari_durdurun.htm
Adı Çerkes açılımı da olsa Karşıyız..

KAF-FED Genel Başkanı Cihan Candemir, genel kurul gündeminin ilk sırasını “açılım” tartışmalarının alacağını söyledi. Candemir, “Federasyonumuz adı ‘Çerkes Açılımı’ olsa dahi, her türlü etnik çağrışım içeren söylem biçimlerine karşıdır. Çünkü bu, toplumu, ‘biz’ ve “ötekiler’ olarak ayrıştırmaktadır. Demokrasi herkes içindir ve buna herkesin ihtiyacı vardır. Bu nedenle Federasyonumuz tüm etnik kimlikleri kapsayacak, ancak adı hiçbir etnik kimlikle özdeşleşmeyecek ve toplumsal çatışmaya neden olmayacak ‘demokratik bir açılım’dan yanadır” dedi.
Öymenden Çelike yanıt Çerkesler 4 milyon

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, “Türkiye’de Kafkaslar’ın sayısı yaklaşık 1 milyon” diyen Çelik’e yanıt verdi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, “Türkiye’de Kafkaslar’ın sayısı yaklaşık 1 milyon” diyen Çelik’e yanıt verdi. Öymen, “Çerkesler’in sayısı 1 milyon değil, 4 milyodur” dedi. Abhazya’ya direk uçuşlar ve gemi seferleri konusunda Türkiye’nin adım atması gerektiğini vurgulayan Öymen, “Kosova’ya uçuyorsunuz da Sohum’a neden uçmuyorsunuz?” dedi. Öymen, hükümeti çifte vatandaşlık ve diplomaların denkliği konularında da göreve davet etti.
Onur Öymen’in KAFFED Genel Kurulu’ndaki konuşmasından satır başları şöyle:
’İktidar partisini görmekten mutluluk duyuyoruz’
- Bu yılki toplantıda görmeye alışık olmadığımız iktidar partisi mensuplarını görmekten mutluluk duyuyoruz.
- Toplumunuzu tanıdıkça sizlere olan saygımın arttığını söylemeliyim.
- Geçen ay Kefken’e gitmiştim. Atalarınızın çektikleri ızdırapları birlikte paylaştık, onların mezarlarını ziyaret ettik ve gerçekten çok duygulandık. Şunu gördük ki, geçmişte Çerkesler çok büyük ızdıraplar çekmişler…
- Milli Mücadele yıllarında Çerkesler’in Atatürk’e ve onun arkadaşlarına yaptıkları katkıları unutmak mümkün değildir. Yalnızca Milli Mücadele yıllarında değil, sonraki dönemde de çok büyük katkıları oldu. Hepinize şükran borçluyuz.
’Atalarınız barış insanlarıydı’
- Sizin atalarınız, barış insanlarıydı, onların lügatında silah yoktu.
Onlar bütün taleplerini düşünce ve demokrasi yoluyla elde etmeye çalışıyorlardı.
- Çerkes kökenli vatandaşlarımız toplumun çeşitli kesimlerinde çok büyük görevler yaptılar, siyasette, bilimde, sanatta, kültürde, devlet yönetiminde yaptıkları hizmetleri şükranla anıyoruz. Ama maalesef zaman zaman geçmişte yaşanan bazı olayları bütün topluma maletme hatasına düşenler oldu. Mesela Rauf Orbay’dan bahsederken, Çerkes Rauf demiyorsunuz, o zaman üzüntü verici olaylardan bahsederken de böyle yapmamalısınız.
’Çerkesler’de ayıp, yasaktan önce gelir’
- Türkiye’de en üzücü geleneklerinden biri düğünlerde silah kullanılmasıdır. Böyle bir olay bir Çerkes düğününde olmuş, o olayın ardından Çerkes büyükleri oturup karar almışlar ve o gün bugün hiçbir düğünde silah sıkılmamış ve kimse yaşamını yitirmemiş. Toplumun pek çok kesiminde yasak duygusu ön plandayken Çerkesler’de ayıp duygusu öndedir. İnsanlar ayıplanmaktan çok çekinirler, cezalandırılmaktan değil. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Çerkes toplumunda dürüstlük, doğruluk çok geçerli bir gelenektir. Pek çok Çerkes köyünde insanlar evlerinden çıkarken kapılarını kilitlemezler çünkü, bir hırsızlık olmayacağını bilirler. Çerkesler dostluklarına bağlıdır. İyi günde kötü günde dostlarının yanında olurlar.
’Çağdaşlığın sembolüsünüz’
- Çerkesler çağdaş dünya görüşünü benimsemiştir, hiçbir zaman kadınlara ikinci sınıf insan muamelesi yapılmaz. Çerkes toplumlarında biz töre cinayeti duymadık. Bu da bizim toplumumuza yaptığınız en önemli katkılardan biridir. Çerkesler ülkemizde çağdaşlığın sembolüdürler.
- Bütün taleplerinize saygı gösteriyoruz. Bunların bir kısmını zaman çözecektir. Bazı talepler bir günde çözülemiyor. Ama öyle işler var ki bunu hemen yapabiliriz, bizim elimizde olan işleri geciktirmeye hakkımız yok. Bunlardan biri, Abhazya ile ulaşım sorunudur.
’Kosova’ya uçuyorsunuz da Sohum’a neden uçmuyorsunuz’
- Uçak seferi gerçekleştirmek için İstanbul’dan, Trabzon’dan Sohum’a uçak seferi gerçekleştimek için ne bekliyoruz? Niçin yapılamıyor?
Gelen cevaba bakıyorsunuz, efendim ekonomik değilmiş, yeterli yolcu bulamazmışız. Öyle hizmetler vardır ki devlet karı düşünmez.
Abhazya’ya sefer yapılmamasının bedeli, THY’nin üç kuruşluk zararından daha büyüktür. Abhazya bağımsız değil diyenler var, biz de diyoruz ki Tayvan’ın bağımsızlığını kaç ülke tanıyor? Devlet olarak tanınmasa da pek çok ülkenin uçağı uçuyor. Kosova’ya uçuyorsunuz da Sohum’a niye uçmuyosunuz?
- Gemi seferleri de aynı şekilde yapılmalı. Oradaki insanları dünyadan tecrit etmeye hakkınız var mı? Oturup masaya madem ki diplomaside bu kadar başarılıyız bütün dünya bizi alkışlıyor, Gürcistan’ı ikna edelim de Abhazya’daki insanları dünyadan mahrum bırakmayalım.
’Çifte vatandaşlık sorunu çözülmeli’
- Çifte vatandaşlık… Bazı ülkeler dünyada kan esasını kabul etmiş. Ama Türkiye öyle değil. Yaklaşık 50 yıldan beri çifte vatandaşlığı kabul etmiştir. Yani hem Türk vatandaşı olabilirsiniz, hem Abhaz vatandaşı olabilirsiniz. Çerkes vatandaşlarımızın bu konuda sorunu var. İşte hükümete bir öneri daha…
’Diplomaların denkliği tanınsın’
- Başka bir konu diplomaların denkliği… Bu sağlanırsa Çerkes toplumu rahat bir nefes alacak, niye yapılmıyor? Bunlar hemen yapılacak işler.
- Bu vesileyle sizlere içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Sizin önümüzdeki yıllarda çok daha büyük başarılara imza atacağından eminim.
Sayıları 1 milyonu değil 4 milyonu aşan Çerkesler’in ülkemize çok büyük katkılar sağlamaya devam edeceklerini biliyorum.Bütün gücümüzle sizi destekleyeceğiz. Hepinize tekrar saygılar sevgiler sunuyorum.

Maremuka Xocen
1 yorum